

ZAYİM JUDO TÜRK
GÜÇ FİZİKSEL KAPASİTEDEN GELMEZ. BOYUN EĞMEZ BİR İRADEDEN GELİR.
M. Gandhi


SADECE GERÇEKLER , DOĞRULAR VE YAŞANMIŞLIKLAR...
Bu sitede, 60 yıllık judo yaşamım, sporculuk dönemlerim, Türk judosu ve Samsun judosu çalışmalarım, başarılarım ve ilklerim, tüm yaşanmışlıklarım, sadece gerçek doğrular ilkesi çerçevesinde, fotoğraf ve resmi belgeler ile birlikte sunulacaktır.
Kesinlikle duyuma dayalı hiçbir yorum ve sunum yapılmayacak, sadece takvimsel zamanlamaları içeren gerçek yaşanmışlıklar yer alacak ve zamanla yeni bilgilere ve belgelere yer verilecektir.
NOT: Sitemiz ile ilgili arşiv çalışmalarımız devam etmekte olup, elde edilen yeni bilgi ve belgelerle güncellenme devam edecektir.
JUDO TEKNİK DİREKTÖRÜ SEBAHATTİN ZAYİMOĞLU

Özgeçmişim ve Önemli Başarılarım
1953 yılında Samsunda doğdu.1966 yılında samsunda Özel salonda Samsun da judonun kurucusu ilk hocamız Fikri Coşkun nezaretinde judoya başladı. ( 1966 yılında Cumhuriyet meydanındaki eski Yaşar doğu spor salonu yoktu. ) Fikri coşkun' dan başka Samsunda Ülkemizde Türk Hocam hiç olmadı. Sadece Milli takımlarda Namık Ekin hocamız hariç. ( Türkiye judo Federasyonu da 1966 yılında bağımsız federasyon olarak kurulmuş ve ilk Türkiye şampiyonası 1967 yılında yapılmıştı.
1966-1977 yılları arasında müsabık sporculuk ve Milli takım sporculuğu görevlerini başarı ile sürdürdü.. Bu süre içerisinde Federasyonun, o yıllarda sadece büyükler kategorisinde faaliyet gösterip düzenlediği, resmi şampiyonalarda, kendinden 8-10 yaş büyük abiler arasında yarışarak ilk üç dereceden birini elde etme başarılarını gösterdi. Anadolu illerinden şampiyon olabilme başarısı gösteren ilk judoculardan biri oldu. Samsun judosunda ise erkeklerde Federasyonun düzenlediği resmi yarışmalarda ilk şampiyon olabilme başarısını elden sporcu oldu. .( İlk birinciliği 1968 yılında )
1970 yılında İstanbul Eros otelde yapılan ilk Milli takım kampıma davet edildi.
( Zamanın Milli takımlar Teknik Direktörü, Güney Koreli, RA Choo Hwan sayesinde. )
O yıllarda Anadolu’dan Milli takımlara seçilen çok az sayıdaki judoculardan biri oldu ve Ülkesini Avrupa ve Balkan şampiyonalarında temsil etti. Yeni kurulmuş 4-5 yıllık Federasyonun çalışmaları o yıllarda genelde Ankara - İstanbul ağırlıklı idi. Yine o yıllarda, günümüzde olduğu gibi Avrupa kupaları, Dünya kupaları, gibi turnuvalar yoktu, olan hazırlık turnuvalarına da Milli takımımız pek katılmazdı.
Zaten, 1990 yılına kadar Türk judosunun, Avrupa, Dünya, Olimpiyat gibi büyük organizasyonlarda tüm kategoriler dahil, hiç madalyası olmadı. ( İlk madalya eşimle birlikte görev yaptığımız genç bayanlar Milli takımında 1990 yılında bize nasip oldu.) Yani o yıllar Türk judosunun emekleme yıllarıydı. Türkiye şampiyonalarında yaş kategorileri yoktu, müsabakalar sadece büyükler kategorisinde yapılırdı. Ben sürekli 8 - 10 yaş büyük abilerimle müsabaka yaptım.
1974-1976 yılları arasında askerlik görevini Ankara da jandarma spor gücünde yaptı ve Silahlı kuvvetler Türkiye şampiyonu oldu.
1970-1974 yılları arasında müsabıklığının yanı sıra Samsunda büyükler judo takımının çalıştırıcılığını da sporcu-antrenör olarak yürüttü.
1976 yılında Hürriyet gazetesinin Türkiye çapında düzenlediği “ illerde yılın sporcusu” anketinde Samsunda tüm branşlar arasında yılın sporcusu seçildi.
1977 yılında, askerlik dönüşü Samsun gençlik ve spor il Müdürlüğünde kadrolu judo antrenörlüğü görevine atanınca, en verimli yıllarında müsabıklığı bırakmak zorunda kaldı.
İlk hocası Samsunda judonun kurucusu, Fikri Coşkun oldu ve daha sonra Türkiye ye gelen Güney Koreli Milli takımlar teknik direktörleri, Güney Koreli, Ra Choo Hwan ile uzun süre daha sonra Japon Takahiro Yodoya ile çalıştı ve bu hocaları zaman, zaman Samsun da evinde misafir edip, temel eğitim ve müsabık judosu ile ilgili çok özel eğitimler alarak judonun inceliklerini öğrendi.
1978 yılında ilk kez judo Federasyonu teknik komite üyeliği ve büyük erkekler Milli takım antrenörlüğü görevlerine getirildi. 1978 yılından itibaren hemen her Federasyon döneminde, sürekli, Federasyon Teknik kurulları üyeliklerine ve bayanlar veya erkeklerde Milli takım baş antrenörlükleri, Teknik Direktörlük görevlerine zaman, zaman eşi Fatma Zayimoğlu ile birlikte getirildi.
1979 yılında kendisi gibi judo antrenörü olan Fatma Zayimoğlu ile hayatını birleştirerek Türk judosunda ve Samsunda iki kişilik bir ekip oluşturup, Türk judosunda, Alt yapı, üst yapı sistemini kurarak yüzlerce sporcu, Milli sporcular yetiştirdiler. Sadece kendi sporcularını değil, Samsunda üst düzey sporcular ve üniversiteye gelen Milli sporculara da her zaman minderini açık tutup sadece judoya hizmet verdi.
1979 yılında DSİ spor judo takımını kurarak Samsunda, ilk ciddi kulüpleşmeyi gerçekleştirdi. DSİ spor judo takımı 10 - 15 yıl süresince Tür judosunun dinamosu oldu. Gençlik spor İl Müdürlüğü kadrolu antrenörlüğü yanı sıra, 19 Mayıs Üniversitesi, Gerçek spor ve ilk adım belediyesi kulüplerini de eşi Fatma Zayimoğlu ile birlikte çalıştırarak Türk judosunda önemli başarılara ve ilklere imza attılar.
1986 yılında “Judocunun kılavuzu” adlı bir kitapçığı judo sporcularının hizmetine sundu.
1990 yılında “ Türk spor şurası” üyeliğine Karadeniz temsilcisi olarak seçildi.
2013 yılında Türk sporunda ilk kez 17 ilde yeni kurulacak olan, “ Türkiye Olimpik Hazırlık Merkezlerinin” ( TOHM ) Samsundaki merkezinin başına sistemin kurucu, judo Teknik Direktörü olarak atandı.
2018 Yılında Kadrolu antrenörlük görevimden emekli olup, TOHM Teknik Direktörlüğü görevimi 13 ocak 2025 yılına kadar Federasyon sözleşmeli olarak sürdürdü. Bu süre zarfında, kurduğu Uluslararası standartlarda bir Olimpik sistemle, Teknik ekibi ile birlikte, ( Erdal Doğan, Furkan Othan, Erkut Şahin, Dilgam Aliyev ve ) Türk judosunda ilklere imza attıldı.
Kısacası; 1966 Yılından itibaren, sporculuk, Milli sporculuk, Kadrolu antrenörlük, Teknik Direktörlük, Milli takımlar baş antrenörlükleri ve Teknik Direktörlükleri, Federasyonlarda, Teknik Kurul üyelikleri ve Başkanlıkları, kulüp antrenörlükleri. Antrenör eğiticiliği vs. görevleriyle tatami’ den hiç inmeden, görevini aksatmadan, Türk judosuna yarım asrı aşan süre, 60 yıl hizmet verdi. Bu sürecin önemli bir bölümünde görevini eşi Fatma Zayimoğlu ile birlikte sürdürdü. Şimdi ise, Yetiştirdiği antrenörlerin çalışmalarına destek vermeye devam edip, judonun içerisinde olmayı sürdürmektedir.
SAMSUN VE TÜRK JUDOSUNDA GERÇEKLEŞTİRDİĞİM ÖNEMLİ ÇALIŞMALARI...
Judoyu Samsunda en başarılı branş haline getirdi.
1977 yılında kadrolu antrenörlüğe başladığı tarihten itibaren, Samsun da, sporcu potansiyelini artırarak Türkiye şampiyonalarında daha çok bay ve bayan sporcunun madalya almasını sağladı ve Samsun dan Milli takımlara birçok sporcunun seçilebilmesinin önünü açtı. ( Antrenörlük görevine başladığım 1977 yılı ocak ayı itibariyle Samsun da, benimle birlikte, ikisi güreşten alma üst sikletler olmak üzere üç erkek, iki bayan olmak üzere sadece 5 Milli judocu vardı. ) 1977 yılında kadrolu antrenörlüğe atandığım yıldan itibaren, Judo Samsunda gerek Ulusal gerekse Uluslar arası alanlarda en çok madalya kazanan branş olurken tüm kategorilerde Milli takımlara eşi Fatma Zayimoğlu ile birlikte en çok sporcu veren antrenörler oldular.
3 Olimpiyata sporcu gönderme başarısı ile de Samsunda bir ilke imza attı. ( 1984 - Los Angeles - 1988 - Seul - 1992 - Barcelona Olimpiyatlarına. )
Her zaman hedeflerim oldu hiç hedefsiz çalışmadım.
1977 de kadrolu antrenörlüğe atandığı yıl koyduğu hedefler;
-
Samsunda sporcu sayısını arttırmak. Gerçekleşti
-
Türkiye şampiyonalarında hem baylar hem de bayanlarda daha çok madalyayı Samsuna getirmek. Madalyaların sayısı bilinemiyor.
-
Daha çok Milli sporcu yetiştirmek. 1977 de Milli sporcu sayısı 5 idi şimdi yüzü aşmıştır.
-
Uluslar arası alanlarda başarılı olmak. Avrupa da madalya almak Samsunda Uluslar arası alanda en çok madalya elde eden branş oldu. Sporcuları, O yıollarda Türk judosu için baraj müsabakaları olan,Balkan şampiyonaların da, Akdeniz Oyunlarında ve Avrupa şampiyonalarında birçok kez kürsüye çıktılar. En önemlisi ise, Türk judosunda Genç ve Büyük erkekler kategorilerinde ilk kez defalarca 5. lik klasmanına girerek madalya maçı yapma başarısına ulaşan ilk Türk sporcuda yine benim sporcum olmuştur. Madalyaya ulaşılamamasının nedeni ise, Federasyonlarlın yanlışa boyun eğmeyen hocalarla olan sürtüşmelerinin getirdiği adaletsiz uygulamalar yüzünden madalya bir türlü nasip olmamıştır. Federasyonlar seçim sistemi devreye girdikten sonra ise, adalet terazisi dahada şaşmıştır. Bunun en bariz göstergesi ise, SEÇİM SİSTEMİNDEN SONRA ÜLKEDE MİLLİ TAKIM ANTRENÖRÜ OLMAYAN ANTRENÖR NEREDEYSE KALMAMIŞTIR. Ama çok şükür, Bu hedefimi 1990 yılında Milli takımla yakalamak yine bana nasip oldu.
-
-
Takımlar İl karmalarında Türkiye şampiyonu olmak. 1977' de Samsun takımı Ankara , İstanbul' u geride bırakarak Türkiye şampiyonu oldu.
-
Kulüpler arasında İlk şampiyon olan Anadolu takımı olmak. 1981 de Finalde, o yıllar sürekli şampiyon olan İstanbul Demirspor' u yenerek Samsun DSİ spor ilk Türkiye şampiyonu olan Anadolu takımı oldu
-
O yıllarda Türk judosu için baraj müsabakası olan balkan şampiyonalarını aşmak. 1988 de Atina da yapılan Balkan Şampiyonasında sporcuları Milli takım adına 2 altın ,2 gümüş ve 3 bronz madalya alarak bir şampiyonada, aynı ilden 7 madalya elde eden sporcular olarak tarih yazdılar.
-
Avrupa şampiyonası ve Akdeniz oyunlarında madalya almak. Sporcularım Gençler Avrupa şampiyonasında 3 kez, Akdeniz oyunlarında 8 - 10 kez madalya aldılar. Büyük erkekler Avrupa şampiyonasında 3 -4 kez . beşincilik elde etti. ( Türk judosunda ilk kez. )
-
Milli takım antrenörlüğü görevine seçilip başarılı olmak. İlk kez 1978 yılında Mlli takım antrenörlüğüne seçildim ve Türkiye de hemen her Federasyon döneminde, bay veya bayanlarda Milli takım baş antrenörlüğü görevlerine tercihen en çok seçilen yerli antrenör oldum ve bu görevlerim süresince Avrupa, Dünya şampiyonaları , Balkan şampiyonaları ve Akdeniz Oyunlarında Ülkemize birçok madalya kazandırarak Türk judosundaki ilklere imza attı.
Hayatımın en doğru kararını, başarılarımın gerçek ortağı olan Fatma zayimoğlu ile evlenmek oldu:
1979 yılında judo da tanışıp evlendiğim eşim, Milli judo antrenörü Fatma Zayimoğlu ile birlikteliğimiz hem işte hem de evde yıllardır süregeldi.
Kavgalarımızın çoğu hep judo için oldu, evimizi ilk yıllarda sporcularımıza otel gibi açtık bir kamp merkezi gibi kullandırdık. Türk judosunda birbirini tamamlayan örnek bir ikili olduk. Başarılarımız birbirini tamamlayıcı bir şekilde bugüne kadar süregeldi.
Judo bizim için spor değil bir yaşam tarzı oldu. Fatma hanım yoğurdu ben pişirdim, bir fabrika gibi çalışıp sistemimizi hep canlı tuttuk. Milli takımlarda da birlikte çok görev yaptık ve Türk judosunda ilklere imza attık Dünya ve Avrupa kürsülerinde Türk judosunun ilk kazandığı madalyalar eşim Fatma Zayimoğlu ile birlikte bizim Milli takım antrenörlüğü dönemlerimizde olmuştur.
Fazma Zayimoğlu hem 48 yıllık eşim hem de başarılarımın gerçek ortağıdır.
Yüzü aşkın Milli judocu yetiştirdik.
1977 de Samsun' da kadrolu judo antrenörlüğü görevine atandığımda benimle birlikte, sadece 5 Milli judocu vardı.
( İki bayan - üç erkek ) Bugün itibariyle tespit edebildiğimiz, Fatma Zayimoğlu ile birlikte kurduğumuz sistemle yetiştirdiğimiz Milli sporcu sayısı ise yüzü aşmıştır.. ( Yıldızlar, ümitler, gençler, büyükler, bay bayan kategorilerinde.) Bu sporcularımız Avrupa şampiyonalarında, Balkan şampiyonalarında, Akdeniz Oyunlarında, Dünya kupalarında ve yurt dışında ve yurt içindeki çeşitli Uluslar arası turnuvalarda sayısız madalyalar ( 1. 2. 3. ) aldılar.
Samsun da Olimpiyat Oyunlarına, ilk ve en çok sporcu gönderen antrenör olduk.
-1984 Los Angeles Olimpiyatları.
-1988 Seul Olimpiyatları
-1992 Barcelona Olimpiyatları.
Minderimizden sadece sporcu değil, Antrenör, hakem ve üst düzey yöneticide çıktı.
Yetiştirdiğim sporcularımın peşini sporu bıraktıktan sonrada bırakmadım. Onları, antrenör ve hakem kurslarına da yollayarak judoya hizmete devam ettirdim. Birçoğu halen Samsunda, diğer şehirlerde ve Federasyonda hizmet vermeye devam ediyorlar. Federasyon komitelerinde ve Milli takımlarda görev alan eski sporcularım oldu hatta Federasyon Başkanı adayı ve Başkanı olan sporcularım oldu.
Eşim Fatma Zayimoğlu ile kurduğumuz sistem sadece madalya odaklıda değildi. Minderimizden, Federasyon Başkan adayları, Federasyon Başkanı, Üst düzey bürokratlar ; Genel Müdür yardımcıları, Bölge Müdürleri, İl Müdürleri, Profösörler, bilim adamları, öğretmenler, antrenörler de çıkarak Türk judosuna hizmet etmeye devam ettiler.
Samsun 19 Mayı Üniversitesi judo takımını da yıllarca çalıştırdım.
Kurulduğu yıldan itibaren Samsun 19 Mayıs üniversitesine gelen tüm judocuları da çalıştırdım. Samsun 19 Mayıs Üniversitesi judo takımını antrene ettiğim yıllarda üst üste rekorlar kırarak yıllarca Türkiye şampiyonu oldular. Türkiye nin en iyi Milli judocularının hemen hepsi o dönemlerde Samsun 19 Mayıs üniversitesinde 4 yıl eğitimlerini sürdürdükleri sürede, hiç ayrım yapmadan bazı İllerin yaptığı gibi, kendilerinden lisans bonservis istemeden, sırf Milli takımlara katkı sağlamak amacı ile yıllarca kendi sporcum gibi antrenmanlarımda çalışmalarına izin verip antrene ettim.
Bunlardan bazıları; Erdal Doğan, Özgür Yılmaz, Sezer Huysuz, Neşe Şensoy, Hülya Şenyurt, Deniz Aktaş, Göksel Şenel, Serkan Türker, Bülent Doğan, Uğur Akdeniz, Erbay Fındık, Sevda Apaydın, Derya Bulut, Semra Gündoğan, Alper Gemalmaz, Cem Uzun, Sinan Akbaba ve diğer Samsun' da 4 yıl Üniversite öğrenimi gören zamanın bilinen isimleri.
Sadece Samsun judosuna değil Türk judosuna da hizmet ettik.
Samsunda kendi sporcularım dışında, Başka antrenörlerin ve başka kulüplerin sporcularını da ayırmaksızın kendi antrenmanım da çalıştırdım, Hatta Samsun dışından üniversiteye gelen başka İllerin sporcularını da 4 yıl boyunca kendi kulübüme geçmeye mecbur etmeden çalıştırdım. Bu davranışım Milli takımlarımıza büyük katkılar sağladı bu gençlerimiz öğrenim süreleri zarfında antrenmansız kalmadılar Oysa Üniversite kazanıp samsun dışına giden benim öğrencilerimden bazıları sırf bu yüzden sporu bırakmak zorunda kaldılar.
1981 – 1984 yılları arasında Türk judosunda yeniden yapılanma ve gençleştirme projesi için Milli takımlar baş antrenörlüğü görevine getirildim. ( Baş antrenör, Sebahattin Zayimoğlu, antrenörler, Cihat Şener ve Ahmet Kambur. )
Milli takımın yeniden yapılanmasını sağlayacak olan projeyi yürüttüm. Bu süre zarfında milli takıma yeni genç isimler kazandırarak, Anadolu illerinin önünü açtım. Ankara ,İstanbul dışından da diğer illerden Milli takıma giren sporcu sayısında artış sağladım 4 yıl sonra Milli takımızın nüvesi değişti ve Uluslar arası alanlarda madalya sayımız artmaya başladı sporcularımız Balkan barajını aşarak Avrupa kapılarını zorlamaya başladılar ve Anadolu illerindeki antrenörlere şevk geldi.
Bu yıllarda Balkanlar beş Ülkeden oluşuyordu, ( Türkiye, Bulgaristan, Romanya, Yunanistan ve Yugoslavya )
2003 yılında Samsunda kendi kulübümüzü kurduk.
2003 de çoğunluğunu eski sporcularımın oluşturduğu beden eğitimi öğretmeni ve judo antrenörü olan arkadaşlarımla “ GERÇEK SPOR” kulübünü kurduk. tamamen kendi imkanlarımızla judo ve satranç ve diğer branşlarda hala faaliyetimiz devam etmektedir. Yetkin hocalarımızla Samsun gençliğine hizmet sunuyoruz buradan yetişen sporcularımızı daha iyi imkanlar sağlayacak olan Samsun içinde başka kulüplere veriyoruz Satrançta ve judoda Türkiye liglerinde yarışan takımlarımız oldu. Milli takımlara sporcular verdik.
Türk judosunda daima ilkleri başaran antrenör oldum.
Antrenörlük yıllarımda, ilklere ve rekorlara imza atan antrenör olarak her zaman çıtayı yüksek tutum. Bunlardan kayda değer olanları :
1. 1977 de Samsun ve Türk judosunda ilk kez İl takımlarında takım halinde Türkiye şampiyonu olma başarısını gösteren ilk Anadolu İli olduk.
2. 1979 yılında DSİ spor takımını kurarak Samsunda ilk ciddi kulüpleşmeyi sağladım.
3. 1981 yılında kulüpler arası Türkiye takımlar şampiyonasında, şampiyonluğu uzun yıllar elinde tutan İstanbul Demirspor takımını yenerek Türkiye şampiyonu olan ilk Anadolu kulübü olduk
4. Samsunda Olimpiyat Oyunlarına katılan ilk sporcu benim sporcum olmuştur. ( 1984 Los Angeles Olimpiyatları )
5. 1991 yılında, Büyük gayretlerim ve çalışmalarım sonucunda yöneticileri ikna ederek, Türk judosu tarihinde Türk judosun da "Avrupa kulüpler kupası şampiyonasına" katılan ilk Türk kulübü, kuruluşunu 1979 yılında gerçekleştirdiğim antrenörlüğünü yaptığım Samsun DSİ judo takımı olmuştur. Bir tur atlayıp Hollanda' nın KENAMJU kulübü takımını yenerek, 23 takım arasında 8. olmuştur. ( Tamamen yerli sporcularımızla. )
6. 1978 yılından itibaren ve halen bu yıllara kadar, Federasyon teknik komite üyeliklerine ve bay ve bayanlar Milli takım antrenörlüklerine en çok seçilen yerli antrenör oldum.
7. 1990 yılın da Türk judosu tarihinde ilk kez Avrupa ve Dünya şampiyonalarında Madalya alabilme başarısını benim ve eşim Fatma Zayimoğlu nun Milli takım antrenörlükleri döneminde elde etmiş ve geriden gelenlerin önünü açmıştır.
8. Samsun DSİ spor judo takımını, erkeklerde 7 yıl bayanlarda 5 yıl ard arda Türkiye şampiyonu yaparak kırılamayan bir rekor elde etmiştir. ( Bu günki tarihte kırıldı mı bilemiyorum. )
9. 1986 yılında Antalya' da gençler ferdi Türkiye şampiyonasında Bayanlarda tüm sikletlerde ( 7siklette ) final oynayan sporcularımız 6 siklette birinci, 1 siklette 2. olmuşlardı ve bu tarihi başarı Ulusal basında manşet olmuştu Türk judosunda böyle bir rekor halen yaşanmadı.
10. 1988 yılında Atinada yapılan Balkan şampiyonasında Milli takımımızı temsil eden 9 sporcum yarışmış ve bunlardan 7’si 2 birincilik, 2 ikincilik ve 3 üçüncülük elde ederek, o yıllarda Türk judosu için baraj müsabakası olan Balkan şampiyonasında, Atina da Uluslar arası müsabakada aynı kulüpten 7 sporcunun birden madalya alması 5 Ülkeli Balkan yarışmaları yıllarında ( Doğu blokunun Balkanlar judosunun güçlü yılları ) ulaşılamayan bir rekor olarak tarihe geçmiştir.
11. 1988 - İşitme engelliler yarışmalarının yapılmadığı yıllarda.Antrenör Fatma Zayimoğlu' nun bulup sahip çıkarak judoya başlattığı. O yıllarda Normal sporcular kategorisinde yarıştırdığı, Gerçek İşitme engelli (Yani işiten işitme engelli değil).) Milli sporcu Hayri Varlı. Bir çok kez Ulusal ve Uluslararası başarılar elde etmiş ve Türk judosunda yarışmalara normallerle katılmaya başlayan ilk işitme engelli judocusudur.
12. Yine 1990 yılında, Balkan şampiyonasında Milli takım adına yarışan üç sporcum birden Altın madalya alarak bir rekor daha kırmışlardı. ( bu başarı eşim Fatma Zayimoğlu ve benim Milli takım antrenörlüğümüz döneminde olmuştu.)
13. Samsunda Her zaman Türkiye şampiyonaları ve Uluslar arası şampiyonalarda elde edilen yıllık madalya sayısında her zaman ilk sırada olan branş judo olmuştur.
Samsunda tüm branşlar arasında Milli takımlara en çok sporcu veren antrenör olduk.
14. 1991 Akdeniz oyunlarında yarışan Türk Milli takımının 5 sporcusunun 4 Samsun DSİ spor kulübü sporcuları idi. Bunlardan üçü 3 madalya alarak Milli takımı tek başlarına başarıya taşıdılar. (Yine Akdeniz oyunlarının güçlü dönemleri )
15. O yıllarda Büyük erkekler ve gençler Avrupa şampiyonalarında 4 kez sikletinde 5. olup klasmana girerek madalya maçı yapabilme başarısını gösterebilen ilk Türk judocusu' da benim sporcumdu.
( Zamanın Federasyonlarının yanlış uygulama ve tercihleri kişisel davranışları nedeni ile madalya ya ulaşılamamıştır. )
16. 2005 yılında bayanlar Milli takım baş antrenörü iken. İspanya' da Akdeniz oyunlarında, 1 altın, 1 gümüş ve 1 bronz madalya kazanan sporcularım Oyunlar tarihin de Türk judosu adına bir rekor kırmışlardır.
17. 2006 Yılında Büyük bayanlar baş antrenörlüğüm dönemlerinde Türk judosunda İlk kez Avrupa ikinciliği elde edilmiştir. ( 48 kg da )
18. Kurulduğunda bugüne benim çalıştırdığım Samsun 19 Mayıs üniversitesinde öğrenim gören judocular Üniversiteler arası Türkiye şampiyonasında 15 yıl gibi uzun bir süre takım halinde Türkiye şampiyonu olarak halen kırılamayan bir rekora sahip olmuşlardır.
19. 2013 Yılında "TÜRKİYE OLİMPİK HAZIRLIK MERKEZİ" ( TOHM ) kuruluşunu Samsun' da gerçekleştirip Türk judosunda, Uluslararası standartlarda, ekip çalışması içeren yeni bir sistemi ilk kez kurup, gecikmeli olarak da olsa, TOHM' mu sadece ümit Milli takımla entegre edebilmiş ( Gençlerle entegrasyona ısrarlarımıza rağmen imkan verilmeyerek sistem eksik bırakılmıştır. ) ve Türk judosunda, teknik ve sağlık ekibimiz ile birlikte çok önemli Tarihsel başarılara imzalar attık.
NOT: Tüm bu başarıları, eşim Fatma Zayimoğlu ile birlikte kurduğumuz, alt yapı, üst yapı sitemi içerisinde sporcularımızı sürekli tutarak, Samsunun dışında başka kulüplere, merkezlere vermeden, Sporcunun lisansını versek bile, Samsunda bizim antrenman sistemimiz içerisinde tutarak, antrene etmeye devam ederek, tamamen kendi plan ve programlarımız doğrultusunda çalışmalarımızla elde ettik. ( Değerli hocalarım, Federasyon Teknik Direktörleri, Ra Choo Hwan ve Takahiro Yodoya' dan aldığım eğitimler her türlü bilgiye ulaşılamayan o yıllarda bana çok büyük katkılar sağlamıştır. Kendilerini bir kez daha minnetle, şükranla yad ediyorum. )
Judo, benim ve Eşim Fatma Zayimoğlu için bir spor değil yaşam tarzıdır...